14 Eki 2026
Reklam
Reklam Sahəsi200 × 44
Turkchem — Kimya Sanayii Haber Portalı
ReklamthinkvoiceASİL KimyaARTKİM MICEChemLeg-Header Bannerunivar-header
Son Dəqiqə
ReklamthinkvoiceASİL KimyaARTKİM MICEChemLeg-Header Bannerunivar-header
Haber

L’Oréal Türkiye’den Bilim Kadınlarına Destek: Dört Yeni Araştırma Projesi

Turkchem 14 Eki 2026 101 5 dk okuma
L’Oréal Türkiye’den Bilim Kadınlarına Destek: Dört Yeni Araştırma Projesi
L’Oréal Türkiye, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu iş birliğiyle yürüttüğü Bilim Kadınları İçin Programı’nın 24. yılında dört bilim kadınının araştırmalarına destek vererek Türkiye’de bugüne kadar desteklediği bilim kadını sayısını 132’ye çıkardı. Bu yıl desteklenen projeler; ALS için yeni ilaç adaylarının geliştirilmesinden yenilenebilir enerji depolamasına, taşınabilir analiz sistemlerinden dişin kendini yenileme kapasitesinin araştırılmasına kadar uzanıyor.

Türkiye’deki 40. yılında bilime verdiği desteği yeni iş birlikleriyle güçlendirmeyi hedefleyen L’Oréal Türkiye, kadın sağlığı alanındaki araştırmaları desteklemek amacıyla EndoTürkiye ile de iş birliğine gitti. Bu kapsamda, farklı disiplinlerden uzmanları ve araştırmacıları bir araya getirmeyi amaçlayan Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı’nın hayata geçirilmesine katkı sağladı.

Kadın Sağlığı Araştırmaları İçin Disiplinler Arası İş Birliği
L’Oréal Türkiye’nin EndoTürkiye iş birliğiyle desteklediği Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı, kadın sağlığı alanında yeterince araştırılmayan sorunları daha görünür kılmayı ve bilimsel bilgi paylaşımını güçlendirmeyi amaçlıyor. Kamuya açık platform; kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının yanı sıra beslenme, fizyoterapi, psikoloji, psikiyatri, radyoloji, moleküler biyoloji, genetik ve biyomedikal mühendisliği alanlarından uzmanları ve araştırmacıları bir araya getirmeyi hedefliyor.

Platform üzerinden kadın sağlığı konusunda güvenilir bilgi arayanların bilimsel çalışmalara ve uzman görüşlerine ulaşabilmesi de amaçlanıyor.

Kadın sağlığı araştırmalarına ayrılan kaynakların sınırlı olması, bu alandaki ihtiyacı ortaya koyan önemli göstergelerden biri. ABD Ulusal Bilimler, Mühendislik ve Tıp Akademilerinin analizine göre, ABD Ulusal Sağlık Enstitülerinin 2013-2023 dönemindeki araştırma hibelerinin yalnızca yüzde 8,8’i kadın sağlığı araştırmalarına ayrıldı.

Endometriozis, kadın sağlığında araştırma ve bilgi paylaşımının önemini ortaya koyan hastalıklar arasında yer alıyor. Dünya genelinde yaklaşık 190 milyon kadını etkilediği belirtilen hastalıkta tanı süreci yıllar alabiliyor. Türkiye’de 15 binden fazla kadının katıldığı araştırmaya göre, endometriozis tanısı alan kadınlar teşhis öncesinde ortalama dört farklı hekime başvuruyor ve ilk hastane başvurusuyla tanı arasında yaklaşık dört yıl geçiyor. Araştırmaya katılanların yüzde 63’ü ağrılarına ve belirtilerine inanılmadığını, yaklaşık yüzde 78’i ise tedavi masrafları nedeniyle ekonomik güçlük yaşadığını belirtiyor.

Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı’nın, bu ihtiyaçları görünür kılması, farklı uzmanlık alanları arasındaki iş birliğini güçlendirmesi ve bilimsel bilginin daha hızlı paylaşılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.

“Bilim, Var Oluşumuzun Temelidir”
L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, bilimin şirketin faaliyetlerinin temelinde yer aldığını belirterek kadın bilim insanlarının desteklenmesinin önemine dikkat çekti.

Panayotova, L’Oréal’in araştırma ve geliştirmeye her yıl yaklaşık 1 milyar avro yatırım yaptığını ve dünya genelindeki araştırma merkezlerinde 4 binden fazla bilim insanıyla çalıştığını belirtti. Dünyada her üç araştırmacıdan yalnızca birinin kadın olduğunu vurgulayan Panayotova, kadınların bilimsel çalışmalara eşit katılımının bilimin potansiyelini ortaya çıkarmak açısından önemli olduğunu ifade etti.

Türkiye’de 24 yıldır sürdürülen Bilim Kadınları İçin Programı kapsamında bugüne kadar 132 bilim kadınına destek verildiğini belirten Panayotova, araştırmaların görünür olmasının genç kızlara da bilim alanında ilerleyebileceklerini gösterdiğini söyledi.

L’Oréal Vakfı ile UNESCO iş birliğinde 28 yıl önce küresel ölçekte başlatılan program, bugüne kadar dünya genelinde 5 binden fazla kadın bilim insanını destekledi. Uluslararası Mükemmellik Ödülü’ne layık görülen 142 bilim insanından yedisinin daha sonra Nobel Ödülü kazanması da programın bilim dünyasındaki etkisini ortaya koyuyor.

Türkiye’de programdan destek alan bilim kadınlarının 100’den fazlası akademik çalışmalarını profesör veya doçent olarak sürdürüyor. L’Oréal Türkiye ise programın uygulandığı ülkeler arasında en fazla katkı sunan ilk beş ülke arasında yer alıyor.

Kadın Sağlığında Araştırma ve Bilgi Paylaşımı Güçlendirilecek
L’Oréal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü ve Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu, Bilim Kadınları İçin Programı kapsamında bilim kadınlarına sunulan desteği yeni iş birlikleriyle geliştirmeyi hedeflediklerini belirtti.

Tanrıkulu, EndoTürkiye iş birliğiyle desteklenen Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı’nın yeterince araştırılmayan kadın sağlığı sorunlarını ve karşılanmamış ihtiyaçları gündeme taşımayı, farklı disiplinlerin birlikte çalışmasını ve bilimsel bilginin daha hızlı paylaşılmasını amaçladığını ifade etti.

Tanrıkulu, uzun vadede daha erken tanıya, daha etkili yaklaşımlara ve kadınların yaşam kalitesini iyileştirecek çözümlere katkı sunmayı hedeflediklerini belirterek bu yıl desteklenen bilim kadınlarını ve kadın sağlığına farklı alanlardan katkı sunan araştırmacıları ortak çalışmalara davet etti.

Dört Bilim Kadınından Dört Yeni Araştırma Projesi
L’Oréal Türkiye’nin bu yıl desteklediği dört proje, sağlık bilimlerinden enerji teknolojilerine uzanan farklı alanlarda çözüm geliştirmeyi hedefliyor.

ALS için yeni ilaç adayları geliştirilecek
Doç. Dr. Belgin Sever – Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Kimya Anabilim Dalı

ALS, kas hareketlerini kontrol eden sinir hücrelerinin zamanla zarar gördüğü ve tedavi seçeneklerinin sınırlı olduğu ilerleyici bir hastalık. Doç. Dr. Belgin Sever’in projesinde, ALS’nin bazı türlerinde hücre içinde birikerek sinir hücrelerine zarar veren mutant SOD1 proteinini hedefleyen yeni ilaç adayı moleküller geliştirilecek.

Tasarlanan moleküller önce bilgisayar ortamında taranacak, ardından en umut verici adaylar laboratuvarda üretilecek ve ALS hücre modellerinde test edilecek. Çalışma, sinir hücrelerini koruyabilecek ve hastalığa yol açan süreçleri baskılayabilecek yeni tedavilere bilimsel temel oluşturmayı amaçlıyor.

Yenilenebilir enerji depolaması için daha uzun ömürlü çinko-hava pilleri
Doç. Dr. Çiğdem Toparlı – Orta Doğu Teknik Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü

Güneş ve rüzgâr enerjisinden kesintisiz yararlanabilmek için ihtiyaç fazlası elektriğin güvenli biçimde depolanması gerekiyor. Doç. Dr. Çiğdem Toparlı’nın projesi, yenilenebilir enerji santrallerinde kullanılabilecek su bazlı ve yanıcı olmayan çinko-hava pillerinin ömrünü ve verimliliğini artırmayı hedefliyor.

Proje kapsamında pilin enerjiyi depolayan çinko bölümü, kullanım sırasında meydana gelen aşınmayı ve pil ömrünü kısaltan düzensiz birikimleri azaltacak şekilde yeniden tasarlanacak. Çalışmanın, erişilebilir hammaddelere dayanan güvenli ve sürdürülebilir enerji depolama teknolojilerinin geliştirilmesine ve dışa bağımlılığın azaltılmasına katkı sağlaması bekleniyor.

Taşınabilir kâğıt tabanlı analiz sistemleri geliştirilecek
Doç. Dr. Tuğçe Nihal Gevrek Civan – Gebze Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü

Doç. Dr. Tuğçe Nihal Gevrek Civan’ın projesi, düşük maliyetli filtre kâğıdını taşınabilir bir test platformuna dönüştürmeyi amaçlıyor. Kâğıdın yüzeyi özel bir polimer tabakayla kaplandıktan sonra ultraviyole (UV) ışık kullanılarak yalnızca belirli bölgeler aktif hâle getirilecek ve enzimlerin bu bölgelere seçici biçimde bağlanması sağlanacak.

Bu yöntemle kâğıdın istenen bölgelerine biyolojik işlev kazandırılması hedefleniyor. Aynı platformun farklı bölgelerine farklı biyolojik işlevler kazandırılmasıyla eş zamanlı analizlerin yapılabilmesinin de önü açılabilecek. Projenin, biyosensörlerin yanı sıra çevresel analiz ve gıda güvenliği gibi alanlarda kullanılabilecek düşük maliyetli ve taşınabilir sistemlerin geliştirilmesine temel oluşturması bekleniyor.

Dişin kendi kendini yenileme kapasitesi araştırılacak
Prof. Dr. Zeliha Uğur Aydın – Sağlık Bilimleri Üniversitesi

Derin çürük veya travma sonrasında bazı dişler kendini onarabilirken bazılarında iltihap devam edebiliyor. Prof. Dr. Zeliha Uğur Aydın’ın projesi, bu farklılığın nedenlerini dişin içindeki canlı dokunun iyileşme sürecine odaklanarak araştırıyor.

Çalışmada, dişin canlı dokusunda bulunan fibroblast adı verilen destek hücrelerinin, iltihap ve oksijen azlığı koşullarında kök hücrelerin onarım kapasitesini nasıl etkilediği incelenecek. CRISPRi yöntemiyle belirli genlerin çalışması geçici olarak durdurularak iyileşme sürecinde hangi biyolojik mekanizmaların belirleyici olduğu araştırılacak.

Elde edilecek bulguların, dişin canlı dokusunu koruyan ve kendi kendini onarma kapasitesini destekleyen daha etkili tedavilerin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

L’Oréal Türkiye, Bilim Kadınları İçin Programı ve Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı aracılığıyla kadın bilim insanlarının çalışmalarını desteklemeyi, bilimsel araştırmaların görünürlüğünü artırmayı ve farklı disiplinler arasındaki iş birliğini güçlendirmeyi amaçlıyor.
Reklam
Reklam Sahəsi728 × 90

Əlaqəli Xəbərlər

Turkchem Araçları

Oyunlardan ve bulmacalardan öğren

Kimya sanayiini oynayarak tanıyın: her hafta yeni bulmaca, etkileşimli periyodik tablo, sektöre özel oyunlar ve ücretsiz hesaplayıcılar.